|
Samstag, 3. Februar 2007 |
|
"Bu dünya, yaptýklarýmýzýn yankýlanýp yine bize döneceði bir daðdýr." Hazreti Mevlâna Deðerli yazar Mustafa Üftade Bey'in kaleminden aktarýlan aþaðýdaki hikaye 1927 Türkiye'sinde geçiyor. Her bir canlýnýn eko-sistemi tamamlayan bir yere sahip olduðu rahmet yörüngeli dünyamýzda, kendi özel dilleriyle Rablerini teþbih eden o hayvan taifesine karþý davranýþlarýmýzý gözden geçirmemize vesile olacak olan ibret dozu oldukça yüksek bir hadise: 1927 yýlýydý. Havalar ýsýnmaya baþlamýþtý. Uzaklardan, çok uzaklardan bir misafir geliyordu bu ülkeye. Bu ülkede de, Çorum'un Berk köyüne yerleþecekti. Burayý çok beðendi; havasý, suyu her þeyi güzeldi bu yerin. |
|
weiter …
|
|
|
Samstag, 3. Februar 2007 |
|
Das interessanteste aus den Archiven meiner alten Homepage ist wohl dieser Zeitungsartikel aus der Mittelhessischen Anzeigen Zeitung, welchen ich zufällig gesehen hatte und euch nicht vorenthalten wollte. Diese Anzeige wurde in dem Anzeigenteil für Wohnungsgesuche am 19. Juni 1996 aufgegeben. Er fiel dadurch auf, dass er fast eine Länge von guten 10cm hatte... Aber lange rede kurzer Sinn, lest selbst. |
|
weiter …
|
|
|
Samstag, 3. Februar 2007 |
|
Temel dünya turuna çikar ve yolu Kanada'ya da düser. Kirk yilda bir Karadeniz'de hamsi avlamaktan daha degisik bir firsat çiktigini düsünerek buz tutmus bir gölde, buzu kirip balik tutmaya özenir ve ise koyulur. Tam buzu kiracakken, insanin içini titreten bir ses duyulur: |
|
weiter …
|
|
|
Samstag, 3. Februar 2007 |
|
Maymun kurmus cilingir sofrasini ormanin orta yerine, kulhanbeyligi yapiyor. O sirada zurafa ordan geciyormus, sormus: -"Vay maymun Kardes, nasilsin?" -"Iyiyim be anam babam, iciyorum iciyorum aslani dovuyorum." Zurafa tirsmis ve uzaklasmis. Derken Zebra gecmis, o da sormus: |
|
weiter …
|
|
|
Samstag, 3. Februar 2007 |
|
Medinen Gülü Andim yine Sen i hersey yadimdan silindi, Hayalin gönlümün tepelerinde gezindi; Bu bir serap olsa da hafakanlarim dindi.. Andim yine Sen i, hersey yadimdan silindi. Keske her an askinla oturup askinla kalksam, Ruhlar gibi yükselip de ufkunda dolassam; Bir yolunu bulup gönlünden iceri aksam.. Keske her an askinla oturup askinla kalksam. |
|
weiter …
|
|
|